Blogda daha iyi bir görünüm için Firefox kullanınız

Arşivci Blog

Dizi,Programlar, Lost, Msn, Aşk ve Sevgi Şiirleri

Sen Üzülme

24/2/2009


Sen üzülme diye
tek sen mutlu ol diye
her şeyi sakladım,
ve bir gün;
her şey gün ışığına cıktı
bilsem bu kadar üzüleceğini
her şeyi ömrümün sonuna kadar saklardım
benle beraber mezara giderdi
en sonunda bizi ayırmayı başardı
şimdi sen gittin
o benim yaralarımı sarmaya çalışıyor...
Ne kadar başaracağını sanıyor
anlamadım
kim senin yerini tutar
kim bana senin gibi sarılır
kim ha
o bu soruya cevap bile veremez
çünkü; bu kalp seni sevdi
bizi ayırdı ama
kalplerimiz hala bir
sen üzülme bu kalp hala senin için atıyor

Ertelenmiş sözler var dilimde
Buruşmuş bir kağıdın içinde duygularım.
Gecikilmiş bir aşk yazılı köşeye atılan kağıtta
Hiç bir şey için geç değil belki
Belki, şimdi tam zamanı.
Bir de yürek sözden anlasa...

Hergün bir sonrasına ertelenir itiraflar
Bir kaçış ki, bu insanı kendinden eder
Sorular döner beynimin içinde
Beynin içinde satır satır işlenir duygular
Bir gün sonraya ertelenir hergün.

Bir yaprağın yere düşüşü gibi olabilsem
Ağır ağır süzülsem herşeyin farkında olarak
Bir şelale gibi olsam
Coşkunca düşsem arzularımın yüreğine
Korkularımı erteleyebilsem bir anlığına
Hergün koskoca bir yaşam ertelenir oysa.

Sözcüklerin ucuna yüklüdür yaşam
Kendimin kendimle savaşı bu
Kendimle ertelenmiş sözcüklerimin savaşı
Korkularımızın esiri olmuşuz
Ertelenmiş bir yaşam var sırtımızda
Ertelemiş sevdalar yaşarız
Ertelenmiş dostluklar
Ertelenmiş kendini buluşlar.

En çokta yüreğimizdeki parıltıları erteleriz.
Oysa sevmek, daha kolay gözükür korkmaktan.
Sevsek hesapsızca,
Aşık olsak ertelemeden yüreğimizdekileri.
Sözcükler aksa billur bir su gibi
Ertelemesek yaşamımızı.

Belki olacak ertelemesiz yaşayışlar
Bir umut ışığı yanar yürekte
Umudu erteleriz bu sefer
Umudu erteleriz bir sonraki güne.
Ertelenmiş bir umudun sırtına yüklemişiz korkularımızı
Ertelenmiş sözcüklere saklamışız yüreğimizi
Ertelenmiş bir varoluş yaşarız.

Bir tek şeyi unutma
seni sevdim ben
kalbim şimdi bir sokak çocuğu
kelebekleri göç etti gönlümün
ıssızlaştı hayat sanki
sanki sabahı eksik şiirlerimin
sanki gecesi hep kanayan bir yara
ve sanki artık hep kanayacak
ağlanacak bir aşkın kıyısına vurduysa gözlerim
çare yok ağlayacak

Bir tek şeyi unutma
seni sevdim ben
kapıları kendime ben açamadım
ya da yanlış saatlerde bekledim gelmeni
ter içinde takvimler
istasyon öksüzlüğünde gözyaşım
düşünüyorum da sen gideli ne çok yalnızım
sarmaşık aşkın sarısında kaldım, sarılamadım
savunamadım seni kimselere
anlatamadım seni kimselere
kimsesiz kaldım
en çok da sensin

Bir tek şeyi unutma
seni sevdim ben
sana uyumak
sana uyanmaktı hayat
sıratını geçtim yaşarken,korkmadan
korkumu geçtim cesarete ihanetle
berduş bir,yalan masumiyeti öptüm bile bile
tek sen gitme diye
sonbahar oldum,yaprak yaprak
ağaç oldum köklerimi unutarak
tesellisiz bir geceye fırlatıldım
kalbimi dar bi kafese kapatarak
içimde bir kanarya
hiç susmadan ağlayacak

Bir tek şeyi unutma
seni sevdim ben
yakamozlarında yıkadım sevdamı çırılçıplak
seni sevdiğimi bağırdım mehtabına
beyazında aklandım bulutunun
mavi mavi sevdim seni
içim kan ağlayarak

Bir tek şeyi unutma
seni sevdim ben
anlattıkça kış vuruyor satırlarıma
anlattıkça üşüyor,anlattıkça ısınıyor yüreğim
bu gün sardunyalarım da açmadı
belkide küskün renklere
ellerimde ibadet gibi yaşadıklarım
ellerimde günah gibi yaşayamadıklarım
sensiz soluyorum anlayacağın
mavi mavi ölüyorum
duyuyor musun
orda mısın
var mısın
yok musun?
Bir tek şeyi unutma
seni sevdim ben
yanarak
yıkılarak
aklıma her geldiğinde AĞLAYARAK

Bir masal anlattım SEVGİLİM,
Kahramanları sen ve ben...
Sen dizime yatmış uyuyordun,
Bende seni izliyordum...

* * * * * * * *

Bir rüya gördüm sandım,
Sen mutluydun, bense mutlu olmaya çalışıyordum...
Bir rüya gördüm sandım,
Sen beni unutmuştum , bense unutmaya çalışıyordum...

* * * * * * * *

Bugün seni gördüm Sevgilim, Başkalarının kollarındaydın...
Dudakların , ARTIK başkalarının dudaklarındaydı.
Gözlerin benim değil, BAŞKALARININDI...
AMA biliyorum, kalbin hala benim için atıyordu...

24/2/2009

Bir rüzgar esip durmakta göğsümün çatal ağzında
Teni yanık nefesler alıyorum yok olduğunu bile bile
Öksürüyorum arada bir yüreğim sıkıştıkça
Ağlıyorum erkek gibi adam gibi ağlıyorum
Adını fısıldıyorum sonra başımı önüme eğip
Ağlıyorum erkek gibi adam gibi ağlıyorum
Bir rüzgar esip durmakta göğsümün çatal ağzında
Sen demekte...

Dön ne olur...dön geriye...

Susmuşum...gitarın teline dolanmış kurşuni bir hıçkırık
Sızlamakta keman,içimde küçük bir çocuk gibi
Büyütmekte acıyı tınılara dair her ne varsa
Yokluğun bir milat olmakta efkarlanmakta şarkılar
Sen! Demekte sözler,gözlerin demekte
Öyle ya ,bir bakışındı her şey,bir gülüşündü
Sen demekte şimdi bir şarkı kahırlanmakta
Sessizliğe inat yankılanmakta boş duvarlarda
Sen demekte...

Dön ne olur...dön geriye...

Masamda boş bir kağıt bir kalem
İsminin baş harfi gibi durmakta akrep ve yelkovan
Düşün ki sevgili ben son sözlerimi söylemekteyim
Tükenmiş kalemimde düşüncelerim kanımla yazmaktayım
Düşün ki bir daha olmayacağım sen diye başlayan cümlelerin içinde
Yokluk ne acı sevgili,masamda boş bir kağıt bir kalem
Sen demekte...